25 Mar 2020

Hanta Virüs

Hanta Virüs, Çin’in Yunnan eyaletinde bir kişinin otobüste hayatını kaybetmesiyle gündemimize girmiş oldu. Ölen kişiye yapılan test sonucuna göre hanta virüsü taşıdığı bildirildi.

Hanta Virüs farelerden (ve diğer kemirgenlerden) bulaşan bir hastalıktır.

Koronavirüs bulaşıcı hastalığının ardından ortaya çıkan hanta virüs, insanlar arasında bir anda endişeye yol açtı. Korona virüs gibi Çin’de ortaya çıkması da yine tartışılması gereken bir durum !

Hanta Virüs Nedir?

Hantaan yada Hanta virüs olarak adlandırılan etken Bunyaviridae grubunda yer alan tek sarmallı bir RNA virüsüdür. İlk olarak 1976 yılında Kore’de izole edilmiş ve Seul virüsü olarak adlandırılmıştır. Hanta virüs insanlarda böbrek tutulumu ile seyreden dolaşım ve solunum sistemini etkileyen farklı klinik tablolara neden olmaktadır. Hastalık değişik bölgelerde, farklı klinik formlar ve tablolarla seyreder. Hanta virüs’ün doğadaki başlıca kaynağı kemirgenlerdir (Fareler başta olmak üzere…)

Nasıl Bulaşır?

Vürüs hayvanların vücutlarında hastalığı neden olmadan uzun süre kalmaktadır. Virüsü taşıyan hayvanların idrarlarında virüs bir seneye kadar saptanabilmektedir. Hanta virüsün insanlara bulaşması, virüsü taşıyan hayvanların ısırması (salya, tükürük) veya idrar (sulara bulaşması yoluyla) ve tükrük gibi çıkartıların deri ve mukozalardan girmesi (enfekte materyalin batması vb.) ile olabilmektedir. Tükrük, idrar gibi maddelerle enfekte olmuş havadaki partiküllerin solunması ile de hastalık bulaşabilmektedir. Yapılan epidemiyolojik araştırmalar bulaşın daha çok solunum yolu ile olduğunu göstermektedir. Hastalık 20-50 yaş grubunda daha çok erkeklerde ve sıklıkla ilkbahar ve sonbahar aylarında görülmektedir. Çiftçiler, askerler, liman işçileri gibi kemiricilerle teması yüksek olan şahıslarda daha sık görülmektedir. Hanta virüs laboratuar enfeksiyonlarına da yol açabilmektedir. Hanta virüs enfeksiyonlarında Andes virüsü haricinde insandan insana geçiş yoktur.

Hanta Virüs Bulaşıcı mı?

Farelere veya fare idrarı, tükürüğü veya dışkısına temasla insanlara bulaşan hantavirüsler, “Hantavirüs Akciğer Sendromu” (HPS) adı verilen hastalığa yol açıyor. İnsandan insana bulaşmayan hantavirüs salgın tehlikesi yaratmıyor.  (Kaynak: Cnnturk)

Hanta Vürüs Belirtileri

Hantavirüs enfeksiyonları damar çeperlerinin hasar gördüğü viral bir hastalıktır. Damar geçirgenliğinin artması ve trombositopeni sonucu hemorajik (kanamalı) belirtilerle seyredebilir. Hipertansiyona, akciğer ödemi, böbrek yetmezliği ve şoka kadar gidebilen ölümcül bir tabloya yol açabilir.

Erken belirtiler

Yorgunluk, ateş, kalça, sırt, omuz gibi büyük kas gruplarında ağrıyı içerir. Ayrıca baş ağrısı, baş dönmesi, karın ağrısı, ishal, kusma, bulantı gibi belirtiler görülebilir.

Geç belirtiler

Hastalığın başlangıcından 4-10 gün sonra, Hantavirüs Pulmoner Sendromu tablosu gelişir. Akciğer ödemi ve buna bağlı olarak öksürük, nefes darlığı gibi geç bulguları görülür. Hantavirüs Pulmoner Sendromu tablosu gelişmişse, Oliguri (idrar miktarında azalma) ve böbrek yetmezliği gelişir.

Nadiren kulak ağrısı, boğaz ağrısı gibi belirtiler de görülebilir.

Hanta Virüs Tedavisi

Hanta virus tedavisinde henüz geliştirilmiş bir aşı veya özel bir tedavi yöntemi yoktur. Hastanın hayati fonksiyonları desteklenerek süreç takip edilmektedir.

Virüse Karşı Nasıl Korunmalıyız?

  • Hanta virüs enfeksiyonun önlenmesinde en önemli konu, yerleşim yerleri çevresinde kemiricilerin kontrolüdür.
  • Evlerde evcil hayvan olarak fare yada benzeri kemirgenler beslenmemelidir.
  • Evde kedi besleyenler için eğer kedi enfekte olmuş bir kemirgeni, fareyi yemişse konut içerisinde hastalık etkenini taşıyabilir ve çeşitli sekresyon ve çıkartıları ile enfeksiyonu insanlara bulaştırabilir olduğu akılda tutulmalıdır.
  • Evlerde genel olarak farelere yönelik önlemler (yiyeceklerin kapalı kaplarda saklanması, farelerin yerleşebileceği boşlukların tamiri, genel hijyen kurallarına uyulması) alınmalıdır.
  • Kemirgenlerin yaşadığı ortamlarda çalışanlar eldiven ve maske takılması, dezenfektan kullanılmalıdır Kapı ve pencerelere sineklik konulmalı, çöp konteynırlarının kapakları sürekli kapalı tutulmalıdır.
  • Kemirgenlerin yaşam alanı olan rögar kapakları tamir edilmelidir.
  • Depolarda fare gibi kemirgenlere yaşam alanı olabilecek gereksiz eşya saklanmamalı, hijyen tedbirlerine özen gösterilmelidir.
  • Bulaşma şüphesi varsa ilk olarak vücudunuzun bu virüsle temas etme ihtimali olan kısmını dezenfekte edip en kısa zamanda doktora başvurmalısınız.
  • Farenin yaşadığını tahmin ettiğiniz alanları eğer kullanıyorsanız, karıştırmadan (süpürmeden, kurcalamadan) alan deterjanlı su ile yıkanmalıdır.
  • Fare veya herhangi bir kemirgenin leşlerinin bulunduğu bir alanda bulunmak zorundaysanız eldiven ve maske kullanarak alan karıştırılmadan çamaşır suyu ile dezenfekte edilmelidir.

Kaynak: fotomac

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir